Sayısal (Nicel) Verileri Toplamak

Nicel veriler sayılar biçimindedir ve ölçme, verilerin sayılara dönüştürülmesidir.

Değişken türleri

Değişkenler birkaç biçimde sınıflandırılabilir. Başlıcaları; süreksiz ve sürekli değişkenler ayrımıdır.

Süreksiz değişkenler (kategorik değişkenler ya da süreksiz değişkenler), derece, miktar ve nicelik olarak değil, daha çok nitelik olarak değişirler. Örneğin, göz rengi, cinsiyet, tuttuğu takım, iş ve meslek, çoğu işlem ve yöntem. Bir eğitim araştırmacısı, bilgisayarlı eğitime geçmiş ve geçmemiş olan sınıfları karşılaştırmak istediğinde, süreksiz değişken bilgisayarların varlığı ya da yokluğu olacaktır. Süreksiz bir değişken için, değişme farklı kategoriler arasındadır ve burada süreklilik veya ölçek fikrine yer yoktur. İnsanlar, birbirinden değişik özelliklerine göre farklı büyüklükteki sınıflara ayrılır. İkili bir değişkenin iki (cinsiye:kadın-erkek), üçlü bir değişkenin (sınıf:alt-orta-üst) üç kategorisi olur.

Sürekli değişkenler (ölçülebilen değişken de denir), nitelik itibarıyla farklılaşmak yerine, derece, düzey veya nicelik olarak değişirler. Derece farklılıkları nedeniyle bu değişkenleri bir süreklilik çizgisi üzerinde birbiri ardına yerleştirebiliriz. İnsanları sıralamak, onları belli bir kritere göre birinci, ikinci, üçüncü, vs. olarak tespit etmek demektir ancak bu bize her bir düzey arasındaki uzaklığı vermez. Bunu aralıklı ölçek verir ve sıralı ölçekten aralıklı ölçeğe geçeriz. Bu yapılabiliyorsa değişken süreklidir: Yani elimizde, bir özelliği, aralıklarıyla birlikte azdan çoğa kadar gösteren bir süreklilik çizgisi var demektir. Örneğin, yükseklik, ağırlık ve yaş gibi değişkenler, hem sıralı hem de aralıklıdır. Bir diğer örnek, bir konuya ne kadar ilgi gösterdiklerini belirtmek için, öğrencilere, çok ilgili için 5, oldukça ilgili için 4, vd. gibi değerlerin verilebilmesidir. Bu durumda, sürekli bir "ilgi derecesi" değişkeni oluşturmuş oluruz.

Sürekli ve süreksiz değişkenler arasındaki bu ayrım önemlidir ve literatürde, özellikle ölçme düzeyleri açısından tartışılmaktadır. Özellike nicel verilerin nasıl çözümleneceğini etkilemesi bakımından hem tarihsel açısından hem de uygulama açısından öneme sahiptir. Bu nedenle, ilgilendiğimiz değişkenin ne tür bir değişken olduğunu bilmemiz gerekir.

Araştırmalarda her iki değişken türü de yaygındır. Bir değişken sürekli olmayıp, sadece nitelik olarak farklılık gösterdiğinde, değişken türüne karar vermek zor değildir. Ancak, bazen de araştırmacı, belirli bir değişkenin nasıl kullanılacağı konusunda seçim yapar. Burada karar verilmesi gereken nokta, istenen karşılaştırmaları yapmak için nitelik bakımından farklılaşan bir değişkenin mi, yoksa ölçülebilen sürekli bir değişkenin mi kullanılacağıdır. Önemli sonuçlara da yol açan tarihsel gelişme, olanaklı olduğu durumlarda, nitelik bakımından farklılaşan değişkenlerden ziyade, ölçülebilen sürekli değişkenlerin kullanılması yönünde olmuştur. Bunu, bir şeyi tanımlarken, "siyah-beyaz" yerine "grinin farklı tonları"nı tercih etmek biçiminde de ifade edebiliriz.

Bir şeyi farklı kategorilerde görmek, karşılaştırmaları keskinleştirmektir ve kimi zaman istediğimiz de budur. Öte yandan, aynı şeyi ölçülebilen bir süreklilik biçiminde düşünmek, esneklik sağlar ve daha ayrıntılı karşılaştırma yapmayı mümkün kılar. Bu farklı tercihlerin bir örneğini, gruplar-arası- karşılaştırmalardan değişkenler-arası-ilişkilere yöneldiğinde görülür. Benzer bir durum, nicel verilerin çözümlenmesinde de ortaya çıkmaktadır. Derece farklılıklarının her zaman nitelik farklılıklarına (bir süreklilik içinde ifade edilebilen eğitim başarı notlarını, "geçti"-"kaldı" gibi karşılaştırma gruplarına dönüştürmede olduğu gibi) dönüştürebildiği durumlarda, en iyisi araştırmanın, derece farklılıklarıyla gösterilmiş değişkenle yürütülmesidir. Güvenilir olduğu sürece bilgi, değerli olan bu biçimle ifade edilebilirler. Her araştırmayı üstünlüklerine göre değerlendirmek gerekir, ancak basit ikili, üçlü karşıtlıklardan ziyade sürekli değişkenlerin veya ölçeklerin daha çok bilgi sağladığının akılda tutulması gerekir. 

Kaynak: Punch F. Keith, Sosyal Araştırmalar Giriş Nicel ve Nitel Yaklaşımlar, Siyasal Kitabevi, Ankara, 2005

great info

Bu tanımda bulunan dört değişkenin (miktar, kalite, zaman, fiyat) hepsinin aynı anda en iyi şekilde gerçekleştirilmesi mümkün değildir. Örneğin miktarın yüksek olması satışları olumlu yönde etkileyebilecek iken, stok elde bulundurma maliyetlerini arttırabilecektir. Bu sebeple belirli bir malın üretimi söz konusu olduğunda, yöneticinin birbirleriyle çatışan alternatif karar seçeneklerini uzlaştırması gerekmektedir.
------------------------------------------------------------------------

1Y0-A05 dumps|70-432 dumps|1Y0-A09 dumps.